2010 Ankara Nefret Suçları Mağduru Trans Bireyleri Anma Buluşması Destek Mesajı

Sevgili arkadaşlar,

Uluslararası Gey ve Lezbiyen İnsan Hakları Komisyonu adına, bu video ile sizlerle  birlikte olma imkanını sağladığınız için sizlere teşekkür ederim. Ne yazık ki, yoğun kişisel arzuma rağmen, teknik problemler trans anma toplantısının onurlandırılmasında sizlere katılmama izin vermedi. Fakat, manevi olarak sizlerle birlikte olduğuma emin olabilirsiniz; bu toplantıdan daha güçlü bir birliğin ve ortaklığın çıkmasını ümit ediyorum.

Geçtiğimiz birkaç sene içinde, Pembe Hayat, Türkiyeli trans kardeşlerimizin eşit haklar ve adil muamele mücadelesinde, lider konumu ile çok önemli bir rol oynadı. Kısıtlı kaynaklara, güçlü sosyal ve kültürel klişelere ve hukuki destek eksikliğine rağmen, Pembe Hayat trans topluluğunu en iyi şekilde savundu. Bu vesile ile, geçtiğimiz birkaç yıl, Pembe Hayat çalışanları ile çalışma onuruna sahip olmuş biri olarak, çoğu zaman göz ardı edilen, kötü muameleye maruz kalan ve suistimal edilen birçok trans insan için çalışan bütün Pembe Hayat üyelerini tebrik etmek istiyorum. 

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde, trans topluluğunun her gün burun buruna kaldığı zorlukları içeren korku dolu hikayeleri yaşamış ve duymuş biri olarak, trans bireylerin, haklarının idaresini elinde bulundurup bu haklardan yararlanmaları için, trans mücadelesinin özellikle aşağıdaki konulara yoğunlaşması gerektiğini düşünüyorum:

  1. Hukuki Reform: Ayrımcılığa kanun tarafından izin verildiği ve ayrımcılık kanun tarafından teşvik edildiği müddetçe vatandaşların eşit muamele görülebilmesine dair çok az bir umut var. Türkiye Hükümeti trans topluluğunun, toplumun tüm diğer bireyleri gibi tam saygı ve eşitlik hakkettiğini anlamalı. Bu sebeple, ayrımcılık içeren kanunların (Kabahatler Kanunu gibi) kaldırılması ve koruyucu kanun maddelerinin uygulamaya sokulması (bireylerin algılanan ya da gerçek cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi temelinde yapılan ayrımcılık ve suistimalin yasaklanması), atılması gereken birincil adımlar olmalı.
  2. Kültürel Eğitim: Türk toplumunda cinsel yönelim, cinsiyet kimliği ve cinsiyet ifadesi konusunda, özellikle Trans bireyleri içeren konularda ne yazık ki oldukça fazla yanlış bilgilendirme söz konusu. Aileler, trans aile fertlerini reddettiği, onlara işkence ettiği ve hatta namus adı altında onları öldürdüğü müddetçe, trans topluluğu için güvenli bir ortama sahip olamayız. Halkı cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, ifadesi konusunda ve farklı cinsel yönelimlere ve/ya cinsiyet kimliklere, ifadelerine sahip aile fertlerine kabul edilebilir bir biçimde yaklaşım konusunda, medya ve milli eğitim yolu ile çok geç kalmadan eğitmek gerekmektedir.
  3. Ekonomik Adalet: Trans bir insanın, çok az ekonomik imkanının bulunduğu ya da hiç ekonomik imkanın bulunmadığı bir ortamda onur ve saygı içerisinde yaşaması mümkün değil. Trans kardeşlerimiz için, iş alanında yapılan ayımcılık, eğitim ve profesyonel kariyer imkanlarına erişim eksikliği oldukça önemli bir engel. Toplum, trans topluluğunun gelir kaynaklarına olan erişimsizliğinin farkına varıp, trans topluluğu ile bu tahrip edici durumun iyileştirilmesi için çalışmalıdır. 

 

Türkiye antik çağlara dayanan tarihinin ve etkilerinin Ortadoğu ve Orta Asya boyunca hissedilmesinden ötürü çok önemli bir ülke konumundadır. Geçtiğimiz 20 yıllık süreçte, Türkiye insan haklarının ilerlemesi ve bu alandaki uluslararası standartlara erişim konusunda çok önemli gelişmeler kaydetti. Fakat, LGBT hakları konusunda, hala önümüzde katedilmesi gereken çok uzun bir süreç mevcuttur. LGBT bireylere dostane yaklaşan, açık fikirli bir Türkiye sadece içindeki cinsel azınlıklara iyi bir yer olmakla kalmayıp, bölgedeki diğer ülkelere de mükemmel bir örnek teşkil edecektir.

Dayanışma ile,
Hüseyin Alizadeh
Ortadoğu ve Kuzey Afrika Program Koordinatörü, Uluslararası Gey ve Lezbiyen İnsan Hakları Komisyonu